Raspberry Pi RTC modul kurulumu

Oncelikle terminali acip asagidaki komutu yaziyoruz:

#sudo nano /boot/config.txt

sonra acilan dosyanin son satirina

dtoverlay=i2c-rtc,ds1307

yada

dtoverlay=i2c-rtc,pcf8523

yada

dtoverlay=i2c-rtc,ds3231

satirlarindan birini ekliyoruz. Ben DS3231 kullandigim icin bu satiri dikkate alacagim..

sonra ctrl + O kombinasyonu ile kaydetip ENTER tusuna bastiktan sonra ctrl + X ile sayfadan cikip terminale geri geliyoruz.

#sudo reboot yapip sistemi yeniden kapatip aciyoruz.

Cihazi yeniden baslatmadan once bu sayfayi favorilere kaydetmeyi unutmayin. Tekrar aramak zorunda kalmayin.

Yeniden terminali aciyoruz:

#i2cdetect -y 1

komutunu yaziyoruz. Bze verdigi ciktida 60 ile 8 in kesistigi yerde UU yazdigini goreceksiniz. 0x68

Simdi “fake hwclock`u silip gercek saate gecis yapalim:

#sudo apt-get -y remove fake-hwclock

sonra

#sudo update-rc.d -f fake-hwclock remove

son olarak

#sudo systemctl disable fake-hwclock

komutlarini giriyoruz.

Simdi hwclock-set uzeride duzenleme yapacagiz.

#sudo nano /lib/udev/hwclock-set

Komutu girince ekranda acilacak sayfada gordugunuz yazinin alttaki kisminin onune # isareti koyarak yorum satiri haline getiriyoruz. Yani devredisi birakiyoruz.

#if [ -e /run/systemd/system ] ; then
# exit 0
#fi

Satir yukaridaki gibi olunca ctrl + O ile kaydetmeyi unutmayalim.

Sonra alttaki iki satirida ayni sekilde duzenliyoruz:

#/sbin/hwclock --rtc=$dev --systz --badyear

ve

#/sbin/hwclock --rtc=$dev --systz

Duzenledikten sonra tekrar kaydedip ctrl + O cikabiliriz ctrl+X

Simdi RTC saatinin dogrulugunu kontrol edelim.

#sudo hwclock -r

ayrica

#date

komutu ile kontrol edin. Eger yanlis ise WIFI yada ethernet ile internete baglanin otomatik olarak saat guncellenecektir. Sonra ayni komutlar ile kontrol edin. Dogru ise:

#sudo hwclock -w

Komutu ile RTC modulune saati yazdirin.

#sudo hwclock -r

Komutu ile son kez kontrol edin .

Islem bu kadar artik kullanabilirisiniz.

Kaynak olarak (INGILIZCE) :> https://learn.adafruit.com/adding-a-real-time-clock-to-raspberry-pi/set-rtc-time

Hellblade: Senua’s Sacrifice

Yeni oyunun çıkacağını duyduktan sonra ilk oyunu oynamadığımı farkettim. Hemen oynamaya başladım. Fakat oyunun neden bu kadar övgü topladığını hiç araştırmamıştım. Psikolojik olarak insanı etkileyen bir yapım olduğu bilgisi haricinde…

Daha sonra oyuna başladım. Grafikleri güzel (benim gibi eski kafa biri için hatta çok iyi) . Başlar başlamaz insanı tereddütle bırakan uzmanlarla çalışıldığı bilgisi. Evet bu bilgiyi görünce insan birşeyler olacak galiba diyor. Ve sonra oyun başladı.

İnsanı geren bir ortamı oluşturmuşlar. Grafiklerde iyi olunca hemen giriyor insan oyunun moduna. Fakat sıkıntı orası değil. Sorun bitmek bilmeyen sesler.

Oyun başlar başlamaz. Konuşmaya başlıyorlar. Hepsi farklı kişilikleri temsil ediyor. Bazen hikayeyi bazen yapmanız gerekeni söylüyorlar. Bazı durumlarda seni tereddütle bırakmak için yapma, etme gibi telkinde bulunuyorlar. Ve neredeyse hiç susmuyorlar. Farklı kişilikler çıkıp sana hikayeyi de anlatıyorlar. Hatta Kelt mitolojisini de sana alttan veriyorlar.

Oyunun tamamını oynamadım. Oynarsam devamını getiririm. Ama şuana kadar olan kısım yani 1.5 saatlik kısımda Senua isimli kızımız HELLHAİM denen ölüm sonrası diyara gitmeye çalışıyor. Alıp gelmek istediği biri var. Fakat bunun için bazı simgelere ihtiyacı var. Bunun için ilk olarak ateş ve kandırma tanrılarından işaret almak zorunda . Ben ilk herşeyi manipüle eden tanrı ile savaştım. Bu arkadaş sürekli size bulmaca veriyor. Blair cadısı gibi bir tipi var. Cevabı bulmak için sürekli mekanlara bakış açınızı değiştirmek zorundasınız. Ben beğendim zor değil. Çünkü işaretleri doğru görürseniz hiç zorlanmıyorsunuz. Ancak boss savaşı biraz zorlayabilir. Kaç saldır mantığı biraz yoruyor.

Oyunu oynarken yaşadığım sıkıntı beni biraz tereddüt içinde bıraktı. O susmayan sesler belirli bir süre sonra sizi içine alıyor. Bir süre sonra kendi kendime o seslerle konuştuğumu ve hatta onlar gibi konuştuğumu farkettim. Evet oyunu insanı içine alıyor bu bir başarı ama kendin kendine atla, kaçmasın, saklanmalısın vb… kelimeler söylediğiniz an bırakmak ihtiyacı hissediyorsunuz.

Kısa tecrübem bu kadar. Oyunu fazla açmak istemedim. Ancak oyunun grafikleri güzel, hikaye anlatışı başarılı ve kendine bağlaması çok iyi ama tereddüt yaşamanızı sağlayan bir atmosferi var. Korkmaktan oyun bıraktığımı hatırlıyorum. Ama psikolojimi bozar mı dedirten bir oyun gerçekten ilgimi de çekmiyor değil. Yani ben tavsiye ederim bu oyunu oynamak isteyenler için.

Bu arada oyunu Xbox Gamepass ile oynuyorum. Kampanya yakalarsanız sizde 1 dolara aylık hatta 3 aylık alabilirsiniz. Bence mantıklı…

Teknolojik blog

WordPress.com ile böyle bir site tasarlayın
Başlayın